Evdeki robotik asistana dert anlatan, ChatGPT ile test çözen ya da Midjourney’de görsel yaratan bir çocuklara karşı uzmanlar uyarıyor: Ekran sürelerini saymak ya da YouTube’u yasaklamak yetmez, algoritmaları anlamamız gerekiyor.
Çocukların %70’inden fazlasının haftada en az bir kez yapay zeka temelli bir sistemle etkileşim kurduğunu belirten Mezo Akademi kurucusu dijital dönüşüm uzmanı Dr. Nabat Garakhanova, artık ebeveynlerin denetleyen değil, birlikte sınır çizen bir danışman rolüne geçmeleri gerektiğini vurguluyor. Yapay zekâyı yasaklamak, merak duygusunu cezalandırmaktan farksızdır diyen Garakhanova ‘Asıl mesele, o merakı nasıl yönlendireceğinizdir. Doğru yaklaşım, çocuğun yapay zekadan ne öğrendiği değil, öğrendiklerini nasıl sorguladığıyla ilgilenmektir.’ diyor.
YAPAY ZEKA İLE ARKADAŞLIK SOSYAL YOKSUNLUK YARATABİLİR
Eskiden sorunun ekran süreleri iken şimdi ise duygusal bağlanma kavramıyla karşı karşıya kaldığımızı vurgulayan Garakhanova ‘9–13 yaş grubundaki çocukların %36’sı, yapay zeka sistemlerinin kendilerine “arkadaş gibi geldiğini” söylüyor. Psikoloji literatürü bunu “parasosyal bağlanma” olarak tanımlıyor; yani çocuk, dijital bir sistemi sırdaş ya da yol arkadaşı olarak görebiliyor. Bu, sosyal yoksunluğu tetikleyebilir; gerçek insan ilişkilerindenuzaklaşmayla sonuçlanabilir.’ diyor.
Dr. Nabat Garakhanova ebeveynler için önemli tavsiyelerde bulunuyor:
1. Yasaklamayın, birlikte deneyin. YZ’yi birlikte kullanmak, hatalı bilgiye maruz kalma ihtimalini %40 azaltıyor.
2. Ekransız bölgeler yaratın. Günlük 2 saatlik analog zaman, dikkat ve duygu dengesine iyi geliyor.
3. Etikten konuşun. Basit sorularla başlayın: “Bu bilgiyi paylaşmak doğru olur mu?”
4. Gerçek dünyayla bağını koparmasın. YZ anlatabilir ama doğa, sanat ve insanlar öğretir.
5. Siz de rol model olun. Ebeveynin dijital tutumu, çocuğun ekran disiplinini %35 oranında etkiliyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı


