AxyVeraX © 2021. Tüm hakları saklıdır.

Akdeniz Olay

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Sağlık
  4. »
  5. İleri derece obezitede cerrahi hâlâ önemini koruyor

İleri derece obezitede cerrahi hâlâ önemini koruyor

admin admin - - 4 dk okuma süresi
8 0

GLP-1 tedavileri, iştahı azaltarak ve mide boşalmasını yavaşlatarak kilo kontrolünü destekleyen yeni nesil ilaç tedavileri arasında yer alıyor. Obeziteyle mücadelede önemli bir seçenek olarak öne çıkan bu yöntemler, özellikle yaşam tarzı değişiklikleriyle birlikte uygulandığında başarılı sonuçlar sağlayabiliyor. Ancak ileri derecede obezitesi bulunan ve uzun yıllardır kilo problemi yaşayan hastalarda obezite cerrahisinin hâlâ en etkili ve kalıcı tedavi yöntemlerinden biri olduğuna dikkat çeken Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Abdulcabbar Kartal, “İlaç tedavileri ile cerrahi; birbirine rakip değil, doğru hastada birlikte değerlendirilen tamamlayıcı yaklaşımlardır” dedi.

Özellikle tip 2 diyabet, hipertansiyon ve uyku apnesi gibi ek hastalıkların eşlik ettiği ileri derece obezite vakalarında cerrahi müdahalelerin daha uzun süreli ve sürdürülebilir sonuçlar sağlayabildiğini sözlerine ekleyen Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Abdulcabbar Kartal, “Tedavi planlamasında doğru zamanlamanın büyük önem taşıyor. Uzun süre yalnızca ilaç tedavisi uygulanan hastalarda diyabet süresi uzayabiliyor ve pankreas zamanla yorulabiliyor. Bu durum ilerleyen dönemde cerrahiden alınacak faydayı azaltıyor” dedi.

Zaman geçtikçe ilerleyen yaş ve obeziteye eşlik eden hastalıkların artmasının ameliyat riskini de yükseltebildiğine dikkat çeken Kartal, uygun hastalarda cerrahinin gereğinden fazla geciktirilmemesi gerektiğinin altını çiziyor.

Ameliyat hem kilo verdiriyor hem metabolizmayı dengeliyor

Bariatrik yani obezite cerrahisinin kilo kaybı sağlamanın dışında farklı artıları olduğundan da bahseden Kartal, “Bu yöntem aynı zamanda vücudun metabolik ve hormonal dengesini de olumlu yönde etkiler. Ameliyat sonrası özellikle diyabet ve insülin direncinde erken dönemde belirgin iyileşmeler görülebilir. Hatta bazı hastalarda tip 2 diyabet tamamen kontrol altına alınabilir. Cerrahinin sağladığı etkiler yalnızca kilo kaybıyla açıklanamayacak kadar güçlüdür. Sindirim sistemi üzerindeki değişiklikler, açlık-tokluk hormonlarını ve kan şekeri düzenini doğrudan etkileyerek metabolizmanın yeniden dengelenmesine katkı sağlar” dedi.

Duygusal yeme alışkanlığının çaresi cerrahlarda değil

Verilen kiloların alımının çoğunlukla ameliyat sonrası yaşam tarzı değişikliklerinin sürdürülememesiyle ilişkili olduğunun altını çizen Kartal, “Özellikle duygusal yeme alışkanlığı olan veya düzenli doktor kontrollerine gelmeyen hastalarda bu risk daha yüksek. Obezite tedavisinin yalnızca ameliyat ya da ilaç sürecinden ibaret olmadığı bilinmeli. Beslenme düzeni ve yaşam tarzı değişiklikleri tedavinin temelidir. Uygun hastalarda ilaç tedavileri, gerekli durumlarda ise cerrahi devreye girer fakat uzun vadeli başarı için tüm sürecin hekim, diyetisyen ve psikolog iş birliğiyle yürütülmesi en doğru yaklaşımdır” ifadelerini kullanıyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir